Tax Guide Logo
Tax GuideVergi & Hukuk
Anasayfa/Sirkülerler/Sirküler 2026/13 — Yeni Varlık Barışı ve Vergi İncelemesinde Mahsup Hakkı
Av. İlhan ÖZKAN & YMM Burhan SARGIN — Vergi Hukuku & Vergi Uygulamaları

Yeni Varlık Barışı: KVK Geçici 19 Kapsamlı Uygulama Rehberi
Mahsup, İlliyet Bağı ve İnceleme Güvencesi

7582 s. K. · KVK Geçici 19 · Genel Tebliğ (Seri No:1) · GİB Rehberi (Yayın No:613) · Danıştay İçtihadı
Sirküler Rapor
Sirküler No: 2026/13 Tarih: 6 Ağustos 2026 Konu: Varlık Barışı — KVK Geçici 19 Hazırlayan: Av. İlhan ÖZKAN & YMM Burhan SARGIN
Sirküler No
2026/13
Yayım / Revizyon
6 Ağustos 2026 (GİB Rehberi ile güncellendi)
İlgili Mevzuat
7582 s. K. md. 10 · KVK Geç. 19
Tebliğ RG
04.07.2026 / 33300
Hazırlayan
Av. İlhan ÖZKAN & YMM Burhan SARGIN
ÖZET — 4 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7582 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle KVK'ya eklenen geçici 19. maddenin uygulama esasları, 4 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Genel Tebliğ ile belirlenmiştir. Düzenleme; yurt dışında veya yurt içinde kayıt dışı tutulan varlıkların ekonomiye kazandırılmasına imkân tanımakta, bildirilen varlıklar için çifte koruma öngörmekte ve bildirim süresi olarak 31 Temmuz 2027'yi esas almaktadır. Ancak bu koruma mutlak değildir: başka nedenlerle başlayan incelemelerde mahsup, bulunan matrah farkı ile bildirilen varlık arasındaki illiyet bağının varlığına bağlıdır. GİB'in 28.07.2026 tarihli Rehberi (Yayın No: 613), korumanın KDV'yi de kapsadığını ve sınırın "idarenin haberdar olması" değil "incelemenin fiilen başlaması" olduğunu netleştirmiştir. Bu sirküler; tebliğin kritik hükümlerini, Danıştay içtihadının çift yönlü gelişimini ve GİB rehberi ile netleşen hususları aktarmaktadır.

1. HUKUKİ ÇERÇEVE

Kamuoyunda "varlık barışı" olarak bilinen düzenleme, 7582 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 10. maddesiyle 5520 sayılı KVK'ya eklenen Geçici 19. madde ile getirilmiştir. Kanun 4 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanmış; maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar ise 4 Temmuz 2026 tarihli ve 33300 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Genel Tebliğ ile düzenlenmiştir.

Düzenleme; yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının Türkiye'ye getirilmesini, yurt içinde bulunmakla birlikte kanuni defterlerde yer almayan aynı nitelikteki varlıkların ve gelir/kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayan kişilerin yurt içi varlıklarının bildirilmesini kapsamaktadır.

2. BİLDİRİM SÜRESİ, USUL VE VERGİ ORANLARI

2.1. Bildirim Süresi ve Taraflar

Yurt dışı ve yurt içi varlıkların bildirimi için son tarih 31 Temmuz 2027'dir (bu tarih dahil). Cumhurbaşkanı'nın her seferinde 6 ay olmak üzere iki defa süre uzatma yetkisi bulunmaktadır.

⚠ Erken Bildirim Avantajı: 1 Ocak 2027 tarihinden sonra yapılan bildirimlerde vergi oranlarına yarım puan ilave edilmektedir. Sürenin uzatılması hâlinde uzatılan dönemde ilave artış da söz konusu olacaktır. Bu nedenle bildirimi ertelemek mali açıdan dezavantaj yaratır.

2.2. Standart Vergi Oranı ve İndirimli Oranlar

Bildirilen varlıkların değeri üzerinden banka veya aracı kurumlarca %5 oranında vergi peşin tahsil edilmekte ve bildirimi izleyen ayın 15. günü akşamına kadar vergi dairesine beyan edilmektedir. Varlıkların belirli araçlarda belirli sürelerle tutulacağının taahhüt edilmesi hâlinde indirimli oranlar uygulanmaktadır:

Taahhüt Edilen SüreAraçVergi Oranı
En az 5 yılVadeli mevduat, DİBS, kira sertifikası, girişim sermayesi yatırım fonu%0
En az 4 yılAynı araçlar%1
En az 3 yılAynı araçlar%2
En az 2 yılAynı araçlar%3
En az 1 yılAynı araçlar%4
Taahhütsüz%5 (standart)
Taahhüt ihlali: Taahhüt süresine uyulmaması hâlinde eksik alınan vergi gecikme faiziyle birlikte tahsil edilir; ancak bu durumda vergi ziyaı cezası uygulanmaz.

2.3. Bildirim Tarihi × Taahhüt Süresi — Tam Oran Matrisi

GİB rehberi, bildirim tarihi ile taahhüt süresinin kesişiminde uygulanacak oranları tam bir matrisle vermiştir. 1/1/2027 sonrası her aşamada yarım puan artış söz konusudur:

Taahhüt Süresi 31/12/2026'ya kadar 1/1/2027 – 31/7/2027 31/7/2027 uzatılırsa
5 yıl%0%0,5%1
4 yıl%1%1,5%2
3 yıl%2%2,5%3
2 yıl%3%3,5%4
1 yıl%4%4,5%5
Taahhütsüz%5%5,5%6
Örnekler (Rehber): (A) kişisi 15/9/2026'da 10.000.000 TL dövizi 2 yıl taahhütle bildirir → %3 → 300.000 TL vergi. (B) kişisi 5/2/2027'de 8.000.000 TL varlığı 1 yıl taahhütle bildirir → 1/1/2027 sonrası olduğundan %4 yerine %4,5 → 360.000 TL vergi. İndirimli oran için Ek-2 taahhütnamesi bildirim sırasında verilmelidir; bu taahhütnameden damga vergisi alınmaz.

2.4. Yurt Dışı Varlıklar İçin Transfer Süresi

Yurt dışında bulunan varlıkların bildirim tarihinden itibaren 2 ay içinde Türkiye'deki banka veya aracı kurum hesabına transfer edilmesi ya da fiziken getirilmesi gerekmektedir.

3. ÇİFTE KORUMA MEKANİZMASI

Düzenlemenin en kritik hükmü olan vergi incelemesine karşı güvence, iki ayrı koruma katmanından oluşmaktadır:

1
Doğrudan Koruma
Bildirilen varlıklara isabet eden tutarlar nedeniyle hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılamaz. Bu koruma mutlak niteliktedir; bildirilen varlığın doğrudan koruması söz konusudur.
2
Mahsup Güvencesi
Başka nedenlerle başlayan vergi incelemelerinde bulunan matrah farkından, bildirilen varlık değeri kadar GV, KV ve KDV yönünden tarhiyat yapılamaz. Bunun için (i) bildirilen varlığa ilişkin verginin vadesinde ödenmiş olması ve (ii) matrah farkı ile bildirilen varlık arasında illiyet bağı bulunması gerekir.
KDV Özelliği: İndirimi reddedilen KDV'ye ilişkin mahsup edilecek matrah tutarı, reddedilen vergiye esas teşkil eden bedeldir. Bedelin tespit edilememesi hâlinde %20 KDV oranı dikkate alınarak hesaplama yapılır.

4. UYGULAMADA SORUN: MAHSUP VE İLLİYET BAĞI

4.1. Sorunun Özü

Uygulamada vergi inceleme elemanları, mükellefin daha önce varlık barışından yararlandığını tespit etseler dahi, çoğu kez mahsup değerlendirmesi yapmaksızın matrah farkının tamamı üzerinden tarhiyat önermektedir. Müfettişlerin bu tutumunun arkasındaki yaygın gerekçe şudur: "Varlık bildirimi, ticari faaliyetten kaynaklanan incelemeye engel değildir; ayrıca bulunan matrah farkı ile bildirilen varlık arasında bir illiyet bağı kurulamamıştır."

4.2. Meselenin Hukuki Çekirdeği: İlliyet Bağı

Tartışmanın merkezinde illiyet (nedensellik) bağı kavramı yer almaktadır. Varlık barışı düzenlemeleri, mükellefi her türlü vergi incelemesine karşı mutlak biçimde korumaz. Koruma; bulunan matrah farkının, bildirilen/beyan edilen varlığın kaynağıyla aynı iktisadi olaya dayanması hâlinde devreye girer. Başka bir ifadeyle, mahsup hakkı otomatik değildir; bulunan matrah farkı ile bildirilen varlık arasında bir bağ bulunması gerekir.

Önemli: KVK Geçici 19. madde (7582 s. Kanun) de bu illiyet bağı modelini benimsemiştir. Bildirilen varlığa isabet eden tutarlar için mutlak koruma öngörülürken, başka nedenlerle başlayan incelemelerde mahsup, tahakkuk eden verginin ödenmiş olması ve ilgili koşulların gerçekleşmesi şartına bağlanmıştır.
GİB Rehberi ile netleşti (28.07.2026): Gelir İdaresi Başkanlığı'nca yayımlanan "Yurt Dışında ve Yurt İçinde Bulunan Bazı Varlıkların Ekonomiye Kazandırılması Rehberi" (Yayın No: 613), illiyet bağı kurulabildiği takdirde korumanın hem gelir/kurumlar vergisi hem de KDV yönünden geçerli olduğunu açıkça ortaya koymuştur. Böylece Danıştay 9. Dairesi'nin "illiyet bağı varsa KDV de gelire bağlı olarak korunur" çizgisi idarece de benimsenmiştir. Bu, mükellef lehine önemli bir netleşmedir.

4.3. Danıştay'ın Tutumu — İki Yönlü İçtihat

Konuya ilişkin yargı içtihadı tek yönlü değildir. Danıştay'ın ilgili daireleri, illiyet bağının ispatı ve ispat yükünün kime ait olduğu konusunda birbirinden ayrışan yaklaşımlar sergilemiştir. Bu nedenle mükelleflerin mahsup hakkını savunurken hem lehte hem aleyhte içtihadı bilmesi, savunmayı buna göre kurgulaması gerekir. Aşağıda her iki eğilim de ayrı ayrı sunulmaktadır.

5. DANIŞTAY İÇTİHADININ GELİŞİMİ

Aşağıdaki kararlar resmî karar kaynakları ile konuya ilişkin güncel doktrin taranarak derlenmiş; değerlendirme ve yorum tarafımızca yapılmıştır. İçtihat, varlık barışı kanunlarının kronolojik evrimine paralel biçimde gelişmiş; özellikle mahsup ve illiyet bağının ispatı konusunda Danıştay daireleri ile bölge idare mahkemeleri arasında belirgin görüş ayrılıkları oluşmuştur.

Mükellef lehine çekirdek ilke: KVK Geçici 19 ve özdeşi GVK Geçici 85 kapsamında, bulunan matrah farkı ile bildirilen varlık arasında illiyet bağı varsa ve tahakkuk eden vergi ödenmişse, bildirilen tutar matrah farkından mahsup edilir; farkı karşıladığı ölçüde tarhiyat yapılamaz. İnceleme elemanının mahsup değerlendirmesini hiç yapmaması, başlı başına bir hukuka aykırılık nedenidir. Ancak bu ilkenin işlemesi, illiyet bağının ortaya konulmasına bağlıdır (bkz. 5.3).

5.1. GVK Geçici 85 — Mahsubun Açıkça Düzenlendiği Dönem

GVK Geçici 85. madde, KVK Geçici 19 ile özdeş biçimde mahsup mekanizmasını açıkça düzenlemiştir. Bu dönemde Danıştay, mahsubun yapılmasının zorunlu olduğu yönünde mükellef lehine kararlar vermiştir:

Danıştay 4. Daire · E.2016/8778 · K.2021/905 · 11.02.2021
GVK Geçici 85 Mahsup Zorunlu — Dava Kabul

Davacı şirketin aldığı bazı faturalar, sahte belge gerekçesiyle vergi tekniği raporuna konu edilmiş ve cezalı KDV tarhiyatı yapılmıştır. Davacı ise 400.000 TL'yi bankaya yatırarak GVK Geçici 85 kapsamında yurt dışı varlık beyanında bulunmuş ve vergisini ödemiştir.

Danıştay 4. Daire: Geçici 85 uyarınca farklı gerekçelerle yapılan incelemede tespit edilen matrahtan beyan edilen tutar mahsup edilmelidir. Ayrıca idare beyannameyi kabul edip vergiyi tahsil ettikten sonra mükellefin yasadan yararlanıp yararlanamayacağı tartışma konusu yapılamaz. Cezalı tarhiyat ve özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk yoktur → dava kabul.

Danıştay 4. Daire · E.2016/10007 · K.2021/3871 · 07.07.2021
6486 s. Kanun Mahsup Zorunlu

Mükellef, yurt dışı varlığını Kuveyt'teki bir bankada bulundurduğunu; bankadan alınan imzalı-mühürlü ve konsolosluk tasdikli belgeyle ispatlamış, varlığı süresinde Türkiye'ye transfer etmiş ve vergisini ödemiştir.

Danıştay 4. Daire: Banka belgesi, konsolosluk tasdiki, Türkiye'ye transfer ve defter kaydı birlikte sağlandığında 6486 sayılı Kanun'un açık hükmü gereği beyan edilen tutarın tarhiyattan mahsubu zorunludur; idare bu mahsup hakkını bertaraf edecek işlem tesis edemez.

Danıştay 3. Daire · E.2022/2864 · K.2024/6301 · 28.11.2024
7143 / Hukuki Güvenlik İdarenin Temyizi Reddedildi

Yabancı şirketlere dijital hizmet veren mükellef, 7143 kapsamında 2017-2018 gelirlerini beyan edip vergisini ödemiştir. İdare, başvuruyu kabul edip vergiyi tahsil ettiği hâlde sonradan aynı yıllar için tarhiyat yapmıştır.

Danıştay 3. Daire: İdare başvuruyu kabul edip vergiyi tahsil ettikten sonra, başvuruyu hükümsüz kılan bir işlem tesis etmeksizin tarhiyat yapması hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleriyle bağdaşmaz. İdarenin temyiz istemi oybirliğiyle reddedildi.

Bu kararların ortak dersi: Mahsup / koruma hakkı en güçlü biçimde şu durumlarda işler: (i) mahsup mekanizması kanunda açıkça düzenlenmişse (5811, 6486, GVK Geç. 85 — KVK Geç. 19 de bu grupta), (ii) yurt dışı varlık kanaat verici belgeyle ispatlanmışsa, (iii) idare başvuruyu kabul edip vergiyi tahsil etmişse. KVK Geçici 19 açısından en doğrudan emsal, mahsubu açıkça düzenleyen GVK Geçici 85 içtihadıdır.

5.2. GVK Geçici 90 — Mahsup Hükmünün Açık Olmadığı Dönem

GVK Geçici 90. maddede (7186 sayılı Kanun) mahsup hükmü açıkça yer almaz; yalnızca "bildirilen varlıklar nedeniyle hiçbir suretle inceleme ve tarhiyat yapılamaz" ibaresi bulunur. Bu dönemde, aşağıda 5.3'te görüleceği üzere, Danıştay'ın baskın eğilimi ispat yükünü mükellefe yüklemek yönünde olmuştur. Mükellef lehine sonuçların ise ağırlıklı olarak henüz kesinleşmemiş BİM ısrar kararlarından geldiği (bkz. 5.4) unutulmamalıdır.

5.3. Karşı Yöndeki İçtihat — Danıştay'ın Dar Yorumu

Dürüst bir değerlendirme için yargının aksi yönde de karar verdiği bilinmelidir. Özellikle Danıştay 3. ve 9. Daireleri, 7186 (geçici 90) ve 7256 (geçici 93) dönemlerinde varlık barışının ticari faaliyet incelemesini durdurmadığını ve ispat yükünün mükellefte olduğunu vurgulayan istikrarlı kararlar vermiştir.

İdarenin ve Danıştay'ın dar yorumunun özü: Varlık barışı, kayıt dışı varlıkların ekonomiye kazandırılmasını amaçlar; ticari faaliyetten kaynaklanan kayıt dışı hasılatı geriye dönük olarak cezasız bırakan genel bir vergi affı değildir. Mükellef, bildirdiği varlık ile bulunan matrah farkının aynı kaynaktan geldiğini (illiyet bağını) somut belgeyle ispatlayamıyorsa, salt varlık bildirimi tarhiyatı ortadan kaldırmaz.
Danıştay 3. Daire · E.2023/6468 · K.2025/4877 · 26.11.2025
GVK Geçici 90 İspat Yükü Mükellefte — BİM Bozuldu

2018 yılına ilişkin kayıt/beyan dışı hasılat tespitiyle re'sen tarhiyat yapılmış; inceleme sürerken 30.06.2020'de geçici 90 beyanı verilmiştir. İlk derece ve BİM, varlık barışı gerekçesiyle tarhiyatı kaldırmıştır.

Danıştay 3. Daire bozdu: Bildirilen tutarın kayıt dışı ticari hasılattan kaynaklandığının mükellef tarafından somut belgeyle ispatı gerekir; salt beyanname vermek koruma için yeterli değildir. Bildirilen varlık ile matrah farkı arasındaki illiyet bağı araştırılmadan tarhiyatın kaldırılması hukuka aykırıdır. (Aynı yönde: D3. E.2023/9781 K.2025/5759, 22.12.2025)

Danıştay 3. Daire · E.2024/1319 · K.2025/2006 · 21.04.2025
GVK Geçici 93 (7256) Kısmi Koruma

İnceleme sürerken geçici 93 kapsamında 19.04.2021'de bildirim yapılmıştır. Vergi tekniği raporu, emtia satış hasılatının bir kısmının kayıt dışı bırakıldığını tespit etmiştir.

Danıştay 3. Daire: Varlık barışı ticari faaliyetten kaynaklanan kayıt dışı hasılat incelemesini ortadan kaldırmaz. Bildirilen tutar ancak gerçekten kayıtlarda yer almayan varlık niteliğindeyse koruma sağlar; vergi tekniği raporuyla ticari hasılat olduğu ortaya konulan tutar için koruma uygulanamaz. (Aynı yönde: D3. E.2024/3620 K.2026/2591, 02.06.2026)

Danıştay 9. Daire · E.2022/724 · K.2023/4040 · 26.10.2023
GVK Geçici 90 İnceleme Sonrası Bildirim Korumaz

08.11.2019'da inceleme başlatıldıktan sonra 24.12.2019'da geçici 90 beyanı verilmiştir. BİM tarhiyatı kaldırmıştır.

Danıştay 9. Daire bozdu: İnceleme sırasında tespit edilen, ticari faaliyetten kaynaklanan kayıt dışı hasılat için sonradan yapılan varlık bildirimi, devam eden incelemeyi sona erdirmez ve re'sen tarhiyatı engellemez. Bu yaklaşım, 7417 ve 7582'de "inceleme başladıktan sonraki bildirim korumaz" hükmüyle kanunlaşmıştır.

KVK Geçici 19 açısından anlamı: Bu dar yorum, aslında 7582 sayılı Kanun'un benimsediği illiyet bağı modeliyle örtüşmektedir. Dolayısıyla mükellef, yalnızca bildirimde bulunmuş olmaya güvenmemeli; bildirdiği varlık ile incelemede çıkabilecek matrah farkı arasındaki bağı önceden belgelemeye hazır olmalıdır.

5.4. Henüz Kesinleşmemiş Alan — BİM Israr Kararları

Mükellef lehine en geniş yorum, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairelerinin ısrar kararlarından gelmektedir. Bu daireler, geçici 90. maddedeki "hiçbir suretle vergi incelemesi ve tarhiyatı yapılamaz" ibaresini lafzına sadık yorumlayarak; süresinde beyan ve ödeme yapılmışsa, bildirilen tutarın kaynağının ayrıca ispatını aramamaktadır.

İstanbul BİM 3. VDD · E.2025/1757 · K.2025/2376 · 14.10.2025 (Israr)
Mükellef Lehine — Israr

Daire, Danıştay 3. Daire'nin 20.01.2025 tarih ve E.2023/5859 K.2025/8 sayılı bozma kararına uymayarak önceki kararında ısrar etmiştir.

Geçici 90'da, beyandan önce incelemeye başlanmış olması hâlinde korumanın kalkacağına ilişkin istisna yoktur. Süresinde beyan ve ödeme varsa bildirilen tutar nedeniyle hiçbir suretle inceleme/tarhiyat yapılamaz. Beyan edilen 1.900.000 TL kayıt dışı hasılatı tamamen karşıladığından tarhiyat hukuka aykırıdır.

İstanbul BİM 2. VDD · E.2026/43 · K.2026/246 · 24.02.2026 (Israr)
Mükellef Lehine — Israr

Daire, Danıştay 3. Daire'nin 26.11.2025 tarih ve E.2023/6468 K.2025/4877 sayılı bozma kararına uymamış ve önceki kararında ısrar etmiştir.

Süresinde beyan ve ödeme yapıldığından bildirilen varlıklar nedeniyle hiçbir suretle inceleme ve tarhiyat yapılamayacağı yönündeki ilk derece gerekçesi aynen benimsenmiş; Danıştay'ın bozma gerekçesine katılınmamıştır.

Kritik hukuki durum — VDDK henüz karar vermedi: Yukarıdaki iki ısrar kararı hakkında Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu (VDDK) tarafından henüz kesinleşmiş bir karar bulunmamaktadır. Dolayısıyla mükellef lehine geniş yorum, şu an itibarıyla istikrar kazanmış/bağlayıcı içtihat niteliği taşımamaktadır. VDDK'nın vereceği karar; yalnızca geçici 90 uyuşmazlıkları için değil, aynı illiyet bağı esasını benimseyen KVK Geçici 19'un yorumu bakımından da belirleyici olacaktır. Dava dilekçelerinde bu kararlara dayanılırken kesinleşmeme durumu mutlaka gözetilmelidir.

6. GİB REHBERİ İLE NETLEŞEN HUSUSLAR (28.07.2026)

Gelir İdaresi Başkanlığı, 28 Temmuz 2026 tarihinde "Yurt Dışında ve Yurt İçinde Bulunan Bazı Varlıkların Ekonomiye Kazandırılması Rehberi"ni (Yayın No: 613) soru-cevap ve örnek formatında yayımlamıştır. Rehber, uygulamada tartışmalı olan bazı hususlara idari görüş düzeyinde açıklık getirmiştir. Aşağıda, bu sirkülerde daha önce işaret edilen açık noktalar bakımından rehberin getirdiği netleşmeler özetlenmektedir.

6.1. KDV ve İlliyet Bağı — İdari Teyit ve Resmî Mahsup Formülü

Rehber, mahsup mekanizmasını açıkladığı her iki yerde de korumanın "gelir veya kurumlar vergisi ile katma değer vergisi yönünden" geçerli olduğunu ifade etmiştir. Bildirilen varlık ile matrah farkı arasında illiyet bağı kurulabildiğinde, KDV de gelire bağlı olarak koruma kapsamına girmektedir. Bu, idarenin Danıştay 9. Dairesi çizgisini benimsediğini gösteren, mükellef lehine önemli bir netleşmedir.

Rehber, mahsubun nasıl işleyeceğini de kesin bir formüle bağlamıştır. Bildirilen varlıklar dışındaki nedenlerle başlatılan inceleme veya takdire sevk sonucu bulunan matrah farkının, bildirilen varlıklardan kaynaklandığı tespit edilirse:

Resmî mahsup kuralı:
  • Bildirilen varlık ≥ matrah farkı ise: gelir/kurumlar vergisi ve KDV yönünden hiç tarhiyat yapılmaz.
  • Matrah farkı > bildirilen varlık ise: yalnızca aradaki fark üzerinden gelir/kurumlar vergisi ve KDV yönünden tarhiyat yapılır.

6.2. Kritik "Ittıla" Nüansı — Kapı Ne Zaman Kapanır?

Rehberdeki en kritik ayrımlardan biri, korumanın hangi anda sona erdiğine ilişkindir. Buna göre sınır, idarenin haberdar olması (ıttıla) değil, incelemenin fiilen başlamasıdır.

Konu, vergi dairesinin veya inceleme elemanlarının bilgisine (ıttılaına) girmiş olsa dahi; vergi incelemesine başlanmasından veya takdire sevk işleminden önce bildirim yapılmışsa korumadan yararlanılabilir. Kendisine izah/uyarı yazısı gelen ya da hakkında bilgi toplandığını öğrenen mükellef için kapı henüz kapanmış değildir; kapanma anı, incelemeye başlama tutanağı veya takdire sevk işlemidir.
Ancak bu dar aralığa güvenmek risklidir: Öğrenilen her işaret (izaha davet, bilgi isteme yazısı vb.), bildirimi öne çekmek için bir nedendir. "Nasılsa henüz inceleme başlamadı" hesabıyla beklemek, kapının aniden kapanması riskini taşır.

6.3. İnceleme Sonrası Bildirimde Mahsup Dahi Yok

Rehber, incelemeye başlandıktan veya takdire sevk edildikten sonra yapılan bildirimlerin tarhiyata engel olmayacağını, üstelik bildirilen tutarların bulunan matrah farkına mahsup dahi edilemeyeceğini açıkça belirtmiştir. Varlık barışı, "kapı çalındıktan sonra sığınılacak bir liman" değildir.

6.4. İspat Standardı ve Pratik Strateji — Resmî Örnek

Rehberdeki Örnek 7 (DEF Ltd. Şti.), mahsubun uygulamada nasıl işlediğini somut biçimde göstermektedir: Mükellef yurt dışı varlıkları için 50.000.000 TL bildirimde bulunmuş ve tüm şartları yerine getirmiştir. Bir ihbar üzerine 2023 dönemi incelemesinde 75.000.000 TL matrah farkı tespit edilmiştir. Mükellef bu farkın 50.000.000 TL'sinin bildirilen varlıklardan kaynaklandığını ileri sürmüş; ancak inceleme elemanı yalnızca 40.000.000 TL'lik kısmın bildirilen varlıklarla ilişkili olduğunu, kalan 35.000.000 TL'nin hatalı amortisman, gider ve indirim/istisna hesaplamalarından kaynaklandığını tespit etmiştir. Sonuçta yalnızca 40.000.000 TL için tarhiyat yapılmamış, kalan 35.000.000 TL vergilendirilmiştir.

Bu örnek üç şeyi gösterir: (i) mahsup tutar tutar illiyet bağı kurularak yapılır, (ii) illiyet bağının hangi tutara kadar kabul edileceğinde takdir fiilen inceleme elemanındadır, (iii) rehber hangi belgeyle/standartta ispat aranacağını netleştirmemiştir. Bu nedenle pratik strateji: bildirilecek tutarı muhtemel matrah farkıyla örtüştürün, varlığın kaynağını gösteren belge dosyasını bildirim gününde hazır edin. Savunmayı dava gününe saklamak, savunmayı zayıflatır.

6.5. Taahhüt İhlalinin Ağır Bedeli — Resmî Örnek

Rehberdeki Örnek 6 (GHI A.Ş.): 30.000.000 TL varlık için en az dört yıl vadeli mevduat taahhüdüyle %1 oranında bildirim yapılmış; ancak taahhüt iki yıl sonra ihlal edilmiştir. Sonuç: mükellef, düzenlemenin sağladığı vergi incelemesi ve tarhiyat yapılmaması korumasını tümüyle kaybetmiştir. İhlalin bedeli yalnızca oran farkı değil, korumanın kendisidir.
Değerlendirme: İndirimli oran cazibesine kapılmadan önce, taahhüdün beş yıla kadar taşınabilecek yükü tartılmalıdır. Kimi mükellef için %5'i peşin ödeyip taahhütsüz kalmak daha güvenli olabilir. Tek hafifletici: taahhüde uyulmaması hâlinde zamanında alınmayan vergiler için vergi ziyaı cezası uygulanmaz (yalnızca vergi + gecikme faizi).
Önemli nüans — ıttıla ile ihlal kesişimi: Rehber, taahhüt ihlali başlığı altında kritik bir kurtarma yolu tanımıştır: Konu vergi dairesinin veya incelemeye yetkili olanların ıttılaına girmiş olsa dahi, vergi incelemesine başlanmasından veya takdire sevkten önce yeniden bildirimde bulunulursa, inceleme ve tarhiyat yapılmaması korumasından yararlanılabilir. Yani kapı, ıttıla anında değil, inceleme/takdir işleminde kapanır.

6.6. Şahıs Şirketleri ve Adi Ortaklıklar

Rehber, ortaklık adına bildirim yapılabileceğini netleştirmiştir: ortaklık KDV yönünden, ortaklar ise gelir/kurumlar vergisi yönünden korumadan yararlanır.

6.7. Rehberin Cevaplamadığı Hususlar

Dürüst bir değerlendirme için, rehberin de açık bıraktığı noktalar belirtilmelidir:

  • Affın ileriye dönük geçerliliği: 4 Haziran 2026 (kanunun yürürlük tarihi) sonrasında elde edilen gelirler için de varlık barışından yararlanılıp yararlanılamayacağı rehberde açıklığa kavuşturulmamıştır. Genel bölümlerde tek ölçüt bildirim tarihidir; bu belirsizlik, cari dönem kazançlarının beyan dışı bırakılması riskini doğurmaktadır.
  • "Matrah farkı mı, vergi farkı mı" gri alanı: Rehber de baştan sona "matrah farkı" kavramı üzerine kuruludur. Sahte belge nedeniyle KDV indiriminin reddi veya KDV oranının düşük uygulanması gibi, matrahın değişmediği ama verginin arttığı tarhiyatlarda mahsubun nasıl işleyeceğine dair örnek yoktur.
  • Özel usulsüzlük cezaları: Korumanın "vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı" ile sınırlı lafzı karşısında, makbuz/fatura düzenlememeye bağlı özel usulsüzlük cezalarının koruma kapsamında olup olmadığı belirsizdir. Serbest meslek erbabı için bu ayrı bir savunma konusudur.

Varlık Barışından Yararlanan Mükellefler İçin Kritik Notlar

  1. İlliyet bağını kurgulayın ve belgeleyin: Mahsup hakkının kalbi, bulunan matrah farkı ile bildirilen varlık arasındaki bağdır. Bildirim belgesi, ödeme makbuzu, taahhütname ve bildirilen varlığın kaynağını gösteren belgeler eksiksiz saklanmalı; incelenen matrah farkıyla ilişkisi somut biçimde ortaya konulabilmelidir.
  2. Bildirilecek tutarı matrah farkıyla örtüştürün: GİB rehberindeki örnek, mahsubun tutar tutar ilişkilendirildiğini ve takdirin fiilen inceleme elemanında olduğunu göstermektedir. Kaynak dosyasını bildirim gününde hazır edin.
  3. Kapı kapanmadan davranın: Koruma, inceleme fiilen başlayana (tutanak) veya takdire sevke kadar sürer. İzaha davet/bilgi isteme gibi bir işaret aldığınızda bildirimi öne çekin; ıttıla anına güvenmeyin.
  4. Taahhüt yükünü tartın: İndirimli oran taahhüdünün ihlali korumayı tümüyle kaybettirir. Beş yıllık yük ağırsa, %5'i peşin ödeyip taahhütsüz kalmak daha güvenli olabilir.
  5. Müfettiş mahsubu hiç değerlendirmeden tarhiyat önerirse itiraz edin: KVK Geçici 19, koşulların varlığı hâlinde mahsubu zorunlu kılar. İnceleme elemanının mahsup değerlendirmesini hiç yapmaması, GVK Geçici 85 içtihadı uyarınca başlı başına bir hukuka aykırılık nedenidir.
  6. Lehte kararların kesinleşme durumunu kontrol edin: Mükellef lehine en geniş yorumu içeren bazı BİM ısrar kararları henüz VDDK önünde kesinleşmemiştir. Dava dilekçesinde bu kararlara dayanılırken kesinleşme durumu dikkate alınmalıdır.
  7. 31 Temmuz 2027 öncesi erken bildirim: 1 Ocak 2027 sonrasında vergi oranları artacaktır. Ayrıca incelemeye alınmış ya da takdir komisyonuna sevk edilmiş dönemler bakımından mahsup güvencesinden yararlanılamaz; bu riski taşıyanların en kısa sürede başvurması önerilir.

7. VARLIKLARIN DEĞERLEMESİ

Bildirilen varlıklar, banka veya aracı kuruma bildirildiği tarih itibarıyla Türk lirası karşılığı bedelleriyle değerlenir. Rehberde belirlenen değerleme ölçütleri şunlardır:

Varlık TürüDeğerleme Ölçütü
Türk lirası cinsinden paraİtibari (nominal) değeri
AltınRayiç bedeli
DövizTCMB döviz alış kuru
Pay senedi, tahvil, bono, eurobond, türev araçlarBorsa rayici; yoksa rayiç bedel; tespit edilemiyorsa alış bedeli; o da belli değilse nominal değer
Yatırım fonu katılma paylarıİlgili piyasasında belirlenmiş kapanış fiyatı
Dönüştürmede değer: Bildirilen varlıkların taahhüt edilen varlıklara dönüştürülmesinde, dönüşüme konu varlıkların Tebliğ md. 9'daki ölçütlere göre belirlenen dönüşüm tarihindeki değeri esas alınır.

8. BİLDİRİMİN DÜZELTİLMESİ VE BİRDEN FAZLA BİLDİRİM

Her ay ayrı bir vergilendirme dönemi kabul edildiğinden, 31/7/2027'ye kadar birden fazla bildirim yapılabilir. Düzeltme kuralları, bildirimin zamanına göre değişir:

8.1. Aynı Ay İçinde Düzeltme

Bildirimden sonra aynı ay içinde hata düzeltmesi veya tutarın azaltılması/artırılması, ilk bildirimin düzeltilmesi yoluyla yapılır. Azaltma yönünde düzeltmede, peşin ödenen verginin azaltılan tutara isabet eden kısmı banka/aracı kurumca iade edilir.

Örnek (Rehber Örnek 1): 10 Ağustos 2026'da 15.000.000 TL döviz bildiren kişi, aynı ay içinde tutarı 7.500.000 TL'ye düşürmek veya 22.500.000 TL'ye çıkarmak isterse, ilk bildirime düzeltme bildirimi verir.

8.2. Sonraki Aylarda Azaltma

Sonraki aylarda hata düzeltmesi veya azaltma, iki aylık transfer süresini aşmamak kaydıyla önceki bildirimin düzeltilmesiyle yapılır. İşlem banka/aracı kurum aracılığıyla (Ek-3) gerçekleştirilir.

Örnek (Rehber Örnek 2): 10 Ağustos 2026'da 15.000.000 TL bildiren kişi, 10 Ekim 2026'yı geçmemek üzere tutarı 7.500.000 TL'ye düşürmek isterse Ağustos bildirimine düzeltme verir.

8.3. Sonraki Aylarda Artırma

Sonraki aylarda artırma hâlinde önceki bildirim düzeltilmez; ilave tutar için yeni bir bildirim yapılır. Yeni bildirim öncekiyle ilişkilendirilmez, yalnızca ilave tutar dikkate alınır.

Örnek (Rehber Örnek 3): 10 Ağustos 2026'da 15.000.000 TL bildiren kişi, Ekim'de tutarı 22.500.000 TL'ye çıkarmak isterse, artırılan 7.500.000 TL için Ekim'de yeni bildirim yapar.
Kritik sınır: Varlıkların banka/aracı kuruma transferi veya yatırılmasından sonra, önceki bildirimlerin düzeltilmesi ve ödenen verginin iadesi mümkün değildir. Ayrıca 31/7/2027'den sonra hiçbir düzeltme talebi dikkate alınmaz.

9. DEFTER KAYDI VE ÖZEL FON HESABI

Vergi Usul Kanunu uyarınca defter tutan mükelleflerin bildirdikleri varlıkları kanuni defterlerine kaydetmeleri zorunludur. Şirket adına bildirilen varlıklar şirketin defterlerine kaydedilir.

9.1. Bilanço Esası — Özel Fon Hesabı

Bilanço esasına göre defter tutanlar, kaydettikleri varlıklar için pasifte özel fon hesabı açar. Bu hesap:
  • Sermayenin bir parçası sayılır,
  • Bildirim tarihinden itibaren iki yıl geçmedikçe işletmeden çekilemez,
  • Yalnızca sermayeye ilave amacıyla kullanılabilir.
Tasfiye, devir ve bölünme: İşletmenin tasfiyesi ile GVK md. 81 ve KVK md. 19-20 kapsamında gerçekleşecek devir/bölünme hâllerinde, fon hesabındaki tutarlar vergilendirilmez.

9.2. İşletme Hesabı / Serbest Meslek Defteri

Serbest meslek kazanç defteri ile işletme hesabı esasına göre defter tutanlar, bildirdikleri kıymetleri defterlerinde ayrıca gösterir.

9.3. İşletmeden Çekilme

Kanuni defterlere kaydedilen varlıklar, dönem kazancının tespitinde dikkate alınmaksızın işletmeye dâhil edilir. Bu varlıklar, bildirim tarihinden itibaren iki yıl geçmesi şartıyla, vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir kazancın tespitinde dikkate alınmaksızın işletmeden çekilebilir.

10. TEMSİLCİ, ORTAK VE VEKİL ADINA GÖRÜNEN VARLIKLAR

Rehber, şirket adına görünmeyen ancak fiilen şirkete/ortaklara ait varlıkların hangi şartlarda kapsama gireceğini netleştirmiştir:

  • Kanuni temsilci/ortak/vekil adına görünen varlıklar: 4/6/2026 tarihinden önce düzenlenmiş bir vekalet veya temsil sözleşmesine istinaden değerlendirmeye yetkili olanların, bu tarih itibarıyla sahip oldukları varlıklar, şirket adına bildirime konu edilerek düzenlemeden yararlanılabilir.
  • Üçüncü kişilerce tasarruf edilen varlıklar: Şirkete/ortaklara ait olduğu hâlde başkalarınca tasarruf edilen varlıklar, şirket adına bildirilerek kapsama alınabilir.
  • Yurt dışı şirketçe tasarruf edilen varlıklar: Gerçek kişilere ait olup, bu kişilerin ortağı/temsilcisi oldukları yurt dışı şirketlerce tasarruf edilen varlıklar, ilgili gerçek kişiler adına bildirilebilir. Ancak bildirim dışı incelemelerde, varlığın ilgili kişiye/şirkete ait olduğunun ispatı gerekir.

11. GELİR, GİDER VE ZARAR UYGULAMASI

Zararlar indirilemez: Bildirilerek deftere kaydedilen varlıkların sonradan elden çıkarılmasından doğan zararlar, gelir/kurum kazancının tespitinde gider veya indirim olarak kabul edilmez.
Kazançlar vergiye tabidir: Bildirilen varlıkların elde tutulmasından ve elden çıkarılmasından doğan kazanç ve iratlar, genel esaslar çerçevesinde gelir/kurum kazancının tespitinde dikkate alınır.
Ödenen vergi gider yazılamaz: Bildirim nedeniyle ödenen vergiler hiçbir şekilde gider yazılamaz ve başka bir vergiden mahsup edilemez.

12. BAŞVURU VE BİLDİRİM USULÜ — ÖZET

KonuDüzenleme
Bildirim süresi4 Haziran 2026 – 31 Temmuz 2027 (CB uzatma yetkisi: 2 × 6 ay)
Bildirim yapılacak yerBankalar veya aracı kurumlar (menkul kıymet ve sermaye piyasası araçları için aracı kurumlar da dahil)
Standart vergi oranı%5 (peşin, banka/aracı kurum tarafından tahsil edilir)
En düşük oran%0 (5 yıl taahhütlü vadeli hesap / DİBS / kira sertifikası / girişim sermayesi yatırım fonu)
1 Ocak 2027 sonrası artışTüm oranlara +0,5 puan; süre uzatılırsa uzatılan dönemde +1 puan
Yurt dışı varlık transfer süresiBildirimden itibaren 2 ay
Birden fazla bildirimHer ay ayrı vergilendirme dönemi sayıldığından mümkündür
Temsil / vekaletname4 Haziran 2026 öncesi düzenlenmiş vekaletname ile bildirim yapılabilir
Vergi beyanı (banka/aracı kurum)Bildirimi izleyen ayın 15. günü akşamına kadar
Taahhüt ihlalinde cezaYok — yalnızca eksik vergi + gecikme faizi
Mahsup koşuluBildirilen varlığa ilişkin tahakkuk eden verginin vadesinde ödenmesi
İncelemeye/takdir komisyonuna sevke başlanmış dönemlerMahsup güvencesinden yararlanılamaz
Yasal Dayanaklar: 7582 sayılı Kanun md. 10 (RG 04.06.2026) • KVK Geçici 19. Madde • Bazı Varlıkların Ekonomiye Kazandırılması Hakkında Genel Tebliğ Seri No:1 (RG 04.07.2026) • GİB "Yurt Dışında ve Yurt İçinde Bulunan Bazı Varlıkların Ekonomiye Kazandırılması Rehberi" (Yayın No: 613, 28.07.2026) • 7417 s. K. (GVK Geç. 93) • 7186 s. K. (GVK Geç. 90) • 6486 s. K. / 7143 s. K. (GVK Geç. 85)

İçtihat (mükellef lehine): Danıştay 4. D. E.2016/8778 K.2021/905 • Danıştay 4. D. E.2016/10007 K.2021/3871 • Danıştay 3. D. E.2022/2864 K.2024/6301 • İstanbul BİM 3. VDD E.2025/1757 K.2025/2376 (ısrar) • İstanbul BİM 2. VDD E.2026/43 K.2026/246 (ısrar)

İçtihat (idare lehine / dar yorum): Danıştay 3. D. E.2023/6468 K.2025/4877 • Danıştay 3. D. E.2023/9781 K.2025/5759 • Danıştay 3. D. E.2024/1319 K.2025/2006 • Danıştay 3. D. E.2024/3620 K.2026/2591 • Danıştay 3. D. E.2023/5528 K.2025/4583 • Danıştay 3. D. E.2023/5859 K.2025/8 • Danıştay 9. D. E.2022/724 K.2023/4040 • Danıştay 9. D. E.2024/839 K.2026/2189

Doktrin ve Kaynaklar: Volkan ERDOĞDU (Vergi Mahkemesi Başkanı), "Varlık Barışı Kanunlarının Kronolojik Evrimi, Vergi İdaresinin Tarhiyat Yetkisi ve Danıştay İçtihadının Gelişimi", hukukihaber.net (03.07.2026) • Zeki GÜNDÜZ, "GİB'in Varlık Barışı Rehberi Sorularımızı Yanıtladı mı?", Dünya Gazetesi (03.08.2026).