Yeni Varlık Barışı: KVK Geçici 19. Madde Uygulama Esasları
ve Vergi İncelemesinde Mahsup Hakkı
1. HUKUKİ ÇERÇEVE
Kamuoyunda "varlık barışı" olarak bilinen düzenleme, 7582 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 10. maddesiyle 5520 sayılı KVK'ya eklenen Geçici 19. madde ile getirilmiştir. Kanun 4 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanmış; maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar ise 4 Temmuz 2026 tarihli ve 33300 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Genel Tebliğ ile düzenlenmiştir.
Düzenleme; yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının Türkiye'ye getirilmesini, yurt içinde bulunmakla birlikte kanuni defterlerde yer almayan aynı nitelikteki varlıkların ve gelir/kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayan kişilerin yurt içi varlıklarının bildirilmesini kapsamaktadır.
2. BİLDİRİM SÜRESİ, USUL VE VERGİ ORANLARI
2.1. Bildirim Süresi ve Taraflar
Yurt dışı ve yurt içi varlıkların bildirimi için son tarih 31 Temmuz 2027'dir (bu tarih dahil). Cumhurbaşkanı'nın her seferinde 6 ay olmak üzere iki defa süre uzatma yetkisi bulunmaktadır.
2.2. Standart Vergi Oranı ve İndirimli Oranlar
Bildirilen varlıkların değeri üzerinden banka veya aracı kurumlarca %5 oranında vergi peşin tahsil edilmekte ve bildirimi izleyen ayın 15. günü akşamına kadar vergi dairesine beyan edilmektedir. Varlıkların belirli araçlarda belirli sürelerle tutulacağının taahhüt edilmesi hâlinde indirimli oranlar uygulanmaktadır:
| Taahhüt Edilen Süre | Araç | Vergi Oranı |
|---|---|---|
| En az 5 yıl | Vadeli mevduat, DİBS, kira sertifikası, girişim sermayesi yatırım fonu | %0 |
| En az 4 yıl | Aynı araçlar | %1 |
| En az 3 yıl | Aynı araçlar | %2 |
| En az 2 yıl | Aynı araçlar | %3 |
| En az 1 yıl | Aynı araçlar | %4 |
| Taahhütsüz | — | %5 (standart) |
2.3. Yurt Dışı Varlıklar İçin Transfer Süresi
Yurt dışında bulunan varlıkların bildirim tarihinden itibaren 2 ay içinde Türkiye'deki banka veya aracı kurum hesabına transfer edilmesi ya da fiziken getirilmesi gerekmektedir.
3. ÇİFTE KORUMA MEKANİZMASI
Düzenlemenin en kritik hükmü olan vergi incelemesine karşı güvence, iki ayrı koruma katmanından oluşmaktadır:
4. UYGULAMADA SORUN: MAHSUP VE İLLİYET BAĞI
4.1. Sorunun Özü
Uygulamada vergi inceleme elemanları, mükellefin daha önce varlık barışından yararlandığını tespit etseler dahi, çoğu kez mahsup değerlendirmesi yapmaksızın matrah farkının tamamı üzerinden tarhiyat önermektedir. Müfettişlerin bu tutumunun arkasındaki yaygın gerekçe şudur: "Varlık bildirimi, ticari faaliyetten kaynaklanan incelemeye engel değildir; ayrıca bulunan matrah farkı ile bildirilen varlık arasında bir illiyet bağı kurulamamıştır."
4.2. Meselenin Hukuki Çekirdeği: İlliyet Bağı
Tartışmanın merkezinde illiyet (nedensellik) bağı kavramı yer almaktadır. Varlık barışı düzenlemeleri, mükellefi her türlü vergi incelemesine karşı mutlak biçimde korumaz. Koruma; bulunan matrah farkının, bildirilen/beyan edilen varlığın kaynağıyla aynı iktisadi olaya dayanması hâlinde devreye girer. Başka bir ifadeyle, mahsup hakkı otomatik değildir; bulunan matrah farkı ile bildirilen varlık arasında bir bağ bulunması gerekir.
4.3. Danıştay'ın Tutumu — İki Yönlü İçtihat
Konuya ilişkin yargı içtihadı tek yönlü değildir. Danıştay'ın ilgili daireleri, illiyet bağının ispatı ve ispat yükünün kime ait olduğu konusunda birbirinden ayrışan yaklaşımlar sergilemiştir. Bu nedenle mükelleflerin mahsup hakkını savunurken hem lehte hem aleyhte içtihadı bilmesi, savunmayı buna göre kurgulaması gerekir. Aşağıda her iki eğilim de ayrı ayrı sunulmaktadır.
5. DANIŞTAY İÇTİHADININ GELİŞİMİ
Aşağıdaki kararlar resmî karar kaynakları ile konuya ilişkin güncel doktrin taranarak derlenmiş; değerlendirme ve yorum tarafımızca yapılmıştır. İçtihat, varlık barışı kanunlarının kronolojik evrimine paralel biçimde gelişmiş; özellikle mahsup ve illiyet bağının ispatı konusunda Danıştay daireleri ile bölge idare mahkemeleri arasında belirgin görüş ayrılıkları oluşmuştur.
5.1. GVK Geçici 85 — Mahsubun Açıkça Düzenlendiği Dönem
GVK Geçici 85. madde, KVK Geçici 19 ile özdeş biçimde mahsup mekanizmasını açıkça düzenlemiştir. Bu dönemde Danıştay, mahsubun yapılmasının zorunlu olduğu yönünde mükellef lehine kararlar vermiştir:
Davacı şirketin aldığı bazı faturalar, sahte belge gerekçesiyle vergi tekniği raporuna konu edilmiş ve cezalı KDV tarhiyatı yapılmıştır. Davacı ise 400.000 TL'yi bankaya yatırarak GVK Geçici 85 kapsamında yurt dışı varlık beyanında bulunmuş ve vergisini ödemiştir.
Danıştay 4. Daire: Geçici 85 uyarınca farklı gerekçelerle yapılan incelemede tespit edilen matrahtan beyan edilen tutar mahsup edilmelidir. Ayrıca idare beyannameyi kabul edip vergiyi tahsil ettikten sonra mükellefin yasadan yararlanıp yararlanamayacağı tartışma konusu yapılamaz. Cezalı tarhiyat ve özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk yoktur → dava kabul.
Mükellef, yurt dışı varlığını Kuveyt'teki bir bankada bulundurduğunu; bankadan alınan imzalı-mühürlü ve konsolosluk tasdikli belgeyle ispatlamış, varlığı süresinde Türkiye'ye transfer etmiş ve vergisini ödemiştir.
Danıştay 4. Daire: Banka belgesi, konsolosluk tasdiki, Türkiye'ye transfer ve defter kaydı birlikte sağlandığında 6486 sayılı Kanun'un açık hükmü gereği beyan edilen tutarın tarhiyattan mahsubu zorunludur; idare bu mahsup hakkını bertaraf edecek işlem tesis edemez.
Yabancı şirketlere dijital hizmet veren mükellef, 7143 kapsamında 2017-2018 gelirlerini beyan edip vergisini ödemiştir. İdare, başvuruyu kabul edip vergiyi tahsil ettiği hâlde sonradan aynı yıllar için tarhiyat yapmıştır.
Danıştay 3. Daire: İdare başvuruyu kabul edip vergiyi tahsil ettikten sonra, başvuruyu hükümsüz kılan bir işlem tesis etmeksizin tarhiyat yapması hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleriyle bağdaşmaz. İdarenin temyiz istemi oybirliğiyle reddedildi.
5.2. GVK Geçici 90 — Mahsup Hükmünün Açık Olmadığı Dönem
GVK Geçici 90. maddede (7186 sayılı Kanun) mahsup hükmü açıkça yer almaz; yalnızca "bildirilen varlıklar nedeniyle hiçbir suretle inceleme ve tarhiyat yapılamaz" ibaresi bulunur. Bu dönemde, aşağıda 5.3'te görüleceği üzere, Danıştay'ın baskın eğilimi ispat yükünü mükellefe yüklemek yönünde olmuştur. Mükellef lehine sonuçların ise ağırlıklı olarak henüz kesinleşmemiş BİM ısrar kararlarından geldiği (bkz. 5.4) unutulmamalıdır.
5.3. Karşı Yöndeki İçtihat — Danıştay'ın Dar Yorumu
Dürüst bir değerlendirme için yargının aksi yönde de karar verdiği bilinmelidir. Özellikle Danıştay 3. ve 9. Daireleri, 7186 (geçici 90) ve 7256 (geçici 93) dönemlerinde varlık barışının ticari faaliyet incelemesini durdurmadığını ve ispat yükünün mükellefte olduğunu vurgulayan istikrarlı kararlar vermiştir.
2018 yılına ilişkin kayıt/beyan dışı hasılat tespitiyle re'sen tarhiyat yapılmış; inceleme sürerken 30.06.2020'de geçici 90 beyanı verilmiştir. İlk derece ve BİM, varlık barışı gerekçesiyle tarhiyatı kaldırmıştır.
Danıştay 3. Daire bozdu: Bildirilen tutarın kayıt dışı ticari hasılattan kaynaklandığının mükellef tarafından somut belgeyle ispatı gerekir; salt beyanname vermek koruma için yeterli değildir. Bildirilen varlık ile matrah farkı arasındaki illiyet bağı araştırılmadan tarhiyatın kaldırılması hukuka aykırıdır. (Aynı yönde: D3. E.2023/9781 K.2025/5759, 22.12.2025)
İnceleme sürerken geçici 93 kapsamında 19.04.2021'de bildirim yapılmıştır. Vergi tekniği raporu, emtia satış hasılatının bir kısmının kayıt dışı bırakıldığını tespit etmiştir.
Danıştay 3. Daire: Varlık barışı ticari faaliyetten kaynaklanan kayıt dışı hasılat incelemesini ortadan kaldırmaz. Bildirilen tutar ancak gerçekten kayıtlarda yer almayan varlık niteliğindeyse koruma sağlar; vergi tekniği raporuyla ticari hasılat olduğu ortaya konulan tutar için koruma uygulanamaz. (Aynı yönde: D3. E.2024/3620 K.2026/2591, 02.06.2026)
08.11.2019'da inceleme başlatıldıktan sonra 24.12.2019'da geçici 90 beyanı verilmiştir. BİM tarhiyatı kaldırmıştır.
Danıştay 9. Daire bozdu: İnceleme sırasında tespit edilen, ticari faaliyetten kaynaklanan kayıt dışı hasılat için sonradan yapılan varlık bildirimi, devam eden incelemeyi sona erdirmez ve re'sen tarhiyatı engellemez. Bu yaklaşım, 7417 ve 7582'de "inceleme başladıktan sonraki bildirim korumaz" hükmüyle kanunlaşmıştır.
5.4. Henüz Kesinleşmemiş Alan — BİM Israr Kararları
Mükellef lehine en geniş yorum, İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairelerinin ısrar kararlarından gelmektedir. Bu daireler, geçici 90. maddedeki "hiçbir suretle vergi incelemesi ve tarhiyatı yapılamaz" ibaresini lafzına sadık yorumlayarak; süresinde beyan ve ödeme yapılmışsa, bildirilen tutarın kaynağının ayrıca ispatını aramamaktadır.
Daire, Danıştay 3. Daire'nin 20.01.2025 tarih ve E.2023/5859 K.2025/8 sayılı bozma kararına uymayarak önceki kararında ısrar etmiştir.
Geçici 90'da, beyandan önce incelemeye başlanmış olması hâlinde korumanın kalkacağına ilişkin istisna yoktur. Süresinde beyan ve ödeme varsa bildirilen tutar nedeniyle hiçbir suretle inceleme/tarhiyat yapılamaz. Beyan edilen 1.900.000 TL kayıt dışı hasılatı tamamen karşıladığından tarhiyat hukuka aykırıdır.
Daire, Danıştay 3. Daire'nin 26.11.2025 tarih ve E.2023/6468 K.2025/4877 sayılı bozma kararına uymamış ve önceki kararında ısrar etmiştir.
Süresinde beyan ve ödeme yapıldığından bildirilen varlıklar nedeniyle hiçbir suretle inceleme ve tarhiyat yapılamayacağı yönündeki ilk derece gerekçesi aynen benimsenmiş; Danıştay'ın bozma gerekçesine katılınmamıştır.
Varlık Barışından Yararlanan Mükellefler İçin Kritik Notlar
- İlliyet bağını kurgulayın ve belgeleyin: Mahsup hakkının kalbi, bulunan matrah farkı ile bildirilen varlık arasındaki bağdır. Bildirim belgesi, ödeme makbuzu, taahhütname ve bildirilen varlığın kaynağını gösteren belgeler eksiksiz saklanmalı; incelenen matrah farkıyla ilişkisi somut biçimde ortaya konulabilmelidir.
- Müfettiş mahsubu hiç değerlendirmeden tarhiyat önerirse itiraz edin: KVK Geçici 19, koşulların varlığı hâlinde mahsubu zorunlu kılar. İnceleme elemanının mahsup değerlendirmesini hiç yapmaması, GVK Geçici 85 içtihadı uyarınca başlı başına bir hukuka aykırılık nedenidir.
- İspat yükünün dağılımına dikkat edin: Yargı içtihadı bu noktada ikiye ayrılmaktadır. Bir kısım karar, idarenin illiyet bağının yokluğunu ispatlaması gerektiğini kabul ederken; diğer kısım, mükellefin bildirilen varlık ile matrah farkı arasındaki bağı ispatlamasını aramaktadır. Savunma her iki ihtimale göre hazırlanmalıdır.
- Sahte belge / kayıt dışı hasılatta koruma zayıflar: Salt varlık bildirimi, sahte fatura kullanımı gibi fiilleri otomatik olarak cezasız bırakmaz. Bu tür durumlarda illiyet bağının ispatı çok daha güçlü delil gerektirir.
- Lehte kararların kesinleşme durumunu kontrol edin: Mükellef lehine en geniş yorumu içeren bazı BİM ısrar kararları henüz VDDK önünde kesinleşmemiştir. Dava dilekçesinde bu kararlara dayanılırken kesinleşme durumu dikkate alınmalıdır.
- 31 Temmuz 2027 öncesi erken bildirim: 1 Ocak 2027 sonrasında vergi oranları artacaktır. Ayrıca incelemeye alınmış ya da takdir komisyonuna sevk edilmiş dönemler bakımından mahsup güvencesinden yararlanılamaz; bu riski taşıyanların en kısa sürede başvurması önerilir.
7. BAŞVURU VE BİLDİRİM USULÜ — ÖZET
| Konu | Düzenleme |
|---|---|
| Bildirim süresi | 4 Haziran 2026 – 31 Temmuz 2027 (CB uzatma yetkisi: 2 × 6 ay) |
| Bildirim yapılacak yer | Bankalar veya aracı kurumlar (menkul kıymet ve sermaye piyasası araçları için aracı kurumlar da dahil) |
| Standart vergi oranı | %5 (peşin, banka/aracı kurum tarafından tahsil edilir) |
| En düşük oran | %0 (5 yıl taahhütlü vadeli hesap / DİBS / kira sertifikası / girişim sermayesi yatırım fonu) |
| 1 Ocak 2027 sonrası artış | Tüm oranlara +0,5 puan; süre uzatılırsa uzatılan dönemde +1 puan |
| Yurt dışı varlık transfer süresi | Bildirimden itibaren 2 ay |
| Birden fazla bildirim | Her ay ayrı vergilendirme dönemi sayıldığından mümkündür |
| Temsil / vekaletname | 4 Haziran 2026 öncesi düzenlenmiş vekaletname ile bildirim yapılabilir |
| Vergi beyanı (banka/aracı kurum) | Bildirimi izleyen ayın 15. günü akşamına kadar |
| Taahhüt ihlalinde ceza | Yok — yalnızca eksik vergi + gecikme faizi |
| Mahsup koşulu | Bildirilen varlığa ilişkin tahakkuk eden verginin vadesinde ödenmesi |
| İncelemeye/takdir komisyonuna sevke başlanmış dönemler | Mahsup güvencesinden yararlanılamaz |
İçtihat (mükellef lehine): Danıştay 4. D. E.2016/8778 K.2021/905 • Danıştay 4. D. E.2016/10007 K.2021/3871 • Danıştay 3. D. E.2022/2864 K.2024/6301 • İstanbul BİM 3. VDD E.2025/1757 K.2025/2376 (ısrar) • İstanbul BİM 2. VDD E.2026/43 K.2026/246 (ısrar)
İçtihat (idare lehine / dar yorum): Danıştay 3. D. E.2023/6468 K.2025/4877 • Danıştay 3. D. E.2023/9781 K.2025/5759 • Danıştay 3. D. E.2024/1319 K.2025/2006 • Danıştay 3. D. E.2024/3620 K.2026/2591 • Danıştay 3. D. E.2023/5528 K.2025/4583 • Danıştay 3. D. E.2023/5859 K.2025/8 • Danıştay 9. D. E.2022/724 K.2023/4040 • Danıştay 9. D. E.2024/839 K.2026/2189
Doktrin: Volkan ERDOĞDU (Vergi Mahkemesi Başkanı), "Varlık Barışı Kanunlarının Kronolojik Evrimi, Vergi İdaresinin Tarhiyat Yetkisi ve Danıştay İçtihadının Gelişimi", hukukihaber.net (03.07.2026).
